2 + 1 konferansın ardından gözlemler ve Digital Bosphorus

Geçtiğimiz haftalarda iki tane önemli organizasyona şahit olduk. Bir webrazzi’nin organize ettigi E-Ticaret 12 etkinliği. İki eTohum’un organize ettiği StartupTurkey konferansı.

Bu iki etkinlikte 2012 başında internet sektörünün geldiği niteliği ve niceliği görmek için çok iyi bir fırsat oldu.

E-Ticaret 12 tek günlük bir konferans olmakla beraber, pazarımızın önde gelen şirketlerinin ve kurumlarının konuşmacılarını sahneye çıkarttı. Katılım da çok iyi bir düzeydeydi. Genel olarak herkes kendi açısından sayıları ve 2012’nin ilk iki ayının gelişmesini anlattı. Benim çıkardığım sonuç, öncelikle 2012’nin herkes için iyi başladığıydı. GittiGidiyor gibi sektörün büyükleri geçen seneden daha hızlı büydüklerini ifade ettiler. Genel olarak büyüklerin tüm sektörün bir aynası oldugunu düşünürsek, bu çok iyi bir haber oldu. Onun dışında webrazzi E-Ticaret 12 konferansında internet dünyasına yeni katılan bir hayli insanla tanıştım. Belki bu çok öznel bir bakış açısı ama FMCG ve Telekom gibi sektörlerden yüksek eğitimli insanların aramıza katılması başka güzel bir gösterge.

StartupTurkey, benim aklıma kazınmış eski ismiyle eTohum Antalya Kampı, daha değişik bir kitleyi toparlamıştı. Öncelikle tabii ki eTohum girişimlerinin hepsi oradaydı. Her zamanki gibi tanıştığım her girişim ayrı bir heyecan verdi. Her sene kalitenin arttığını görmek çok güzel bir olay. Burak Büyükdemir ve ekibine ne kadar teşekkür etsek, azdır. Her zaman söylerim, bu sene daha da fazla söylemek istiyorum. Girişimcilerin yanısıra sektörün önde gelen simalarının hepsi oradaydı. Bu iki gruba ek, birde ilk defa yabancı yatırımcıların ve basın mensuplarının katılımını gözlemledim. Yabancı yatırımcıların hepsini tanıyorum, sonradan kendileriyle konuştum. Herkesde Türkiye heyecanı devam ediyor. Çoğu ilk defa Türkiye’ye geldi ve startupTurkey’de bu kadar çok internet sektöründen insanlarla tanışmaları onların heyecanını doruğa taşımış. Yabancı basın mensupları genelde daha soğuk kanlı. Mesela Wall Street Journal’dan Ben Rooney Antalya’dan sonra şöyle bir makale yazmış.

Ben kendi açımdan iki etkinlikte de konuşmacıydım. İki konferansta da bol soru geldi. Bu kadar soruyu bir arada görmemiştim desem yeridir. Özellikle startupTurkey’de kurgu şöyleşi tarzı olduğundan, düzinelerce soru geldi ve soruların düzeyi yüksekti. Zaten Ersan Özer, Özgür Alaz veya Ekim Nazım Kaya’dan sorular gelmeye başlayınca, hakikaten sektörel bir sohbette olduğumuzu görme fırsatıydı. Uzun zamandır da en zevk aldığım soru – cevap etkinliği oldu. Üçüncü kez Antalya’ya katıldım ve bu seferki diğer ikisinden de iyidi. Senede bir kez hepberaber buluşmamız çok önemli.

Sonuç olarak, 2012’nin hızlı başladığını, sektöre olan dahiliye ve hariciye ilginin hala yüksek seviyelerde devam ettiğini görmek çok iyi. Sektörde genel olarak bir bilinçlenme de gözlemledim. Özellikle girişimciler yatırımcıların geçmiş deneyimlerini sorguluyor – yani geçmişte yaptığınız yatırım ileride yapacağınız yatırımın referansı oluyor. Bu sektörel gelişim olarak yaratılabilecek en güzel kurgu. Zaten kötü referansı olan yatırımcılara bu toplantılarda ben rastlamadım (lütfen bunu orada olmayan herkes kötü yatırımcıydı diye yorumlamayın, bir hayli çok değerli yatırımcı tatil ve özel nedenlerden dolayı bu iki etkinliğe katılamadı).

Son olarak birde DLD 12 konferansından bahsetmem lazım. Çok yazıldı, çok çizildi ama bu seneki DLD 12’yi kendi bakış açımdan bir değerlendirmek istiyorum. Bu konferans bence dünyadaki en önemli üç internet konferansından bir tanesi (Web Expo ve Le Web diğerleri). Buradaki özellik, katılımın sadece davetiye üzerinden olması (davetiye bulursanız, sizden para da istiyorlar). Organizasyonun kalitesi göz kamaştırıyor. Bu sene benim 6. DLD katılımımdı. Bence her sene daha iyi, daha kaliteli bir konuşmacı ve katılımcı kitlesi var. Yabancı yatırımcıların hepsi, bir numaralı isimlerle katılıyorlar. Genelde konuşmacılarda katılım CEO veya Kurucu düzeyinde. Bu sene de ilk defa Türkiye bir konu oldu ve iki defa sahnede yer aldı. Birincisi “Digital Bosphorus” başlığı altında bir panel düzenlendi. Konuşmacı olarak Nevzat Aydın, Alemşah Öztürk, Sidar Şahin, Cenk Bayrakdar ve ben katıldık. Panel esnası oradaki ilgi olsun, panel sonrası Basın Yayın mensuplarının etrafımızı sarması olsun veya Sosyal Medya’daki yansımalar olsun – bu panelin Türkiye açısından bir heyecan yarattığını şahsen gözlemledim. Bu arada katılımları için Nevzat, Alemşah, Sidar ve Cenk’e çok teşekkür ediyorum. Sosyal Medya’da DLD’nin yayınladığı bir “sosyal medya etkinlik raporunu” paylaşmak istiyorum… Burada Türk ekibinin ne kadar ön planda olduğunu görebiliyoruz.

Bizim panelden sonra Sayın Egemen Bağış, AB ilişkilerimizden sorumlu Devlet Bakanı, çok güzel bir konuşma yaptı. İlk defa yurtdışında bir Türk Bakanının esprili bir konuşma yaptığına şahit oldum. Katılımcılar da çok beğendi. İyi ve akıcı bir lisan, net bir bakış açısı dikkatleri üstünüze topluyor. Sayın Egemen Bağış’ın en iyi yorumu “Hold on tight Europe, Turkey is coming to your rescue” oldu. Tüm Türk olmayan katılımcılar bu laf oyununu konuştular ve zannedersem insanların kafasında bir yer edindi.

DLD 12 her açıdan başarılı geçti – emin olabilirsiniz. Orada Türkiye hakkında söylenenler, hem yatırımcı hem girişimci kimliğinden gelen katılımcılarda (ki bunların hepsi fikir belirleyen insanlar, “opinion leaders”) Türkiye’nin internetteki yeni rolünü kafalarının bir yerlerine yazmalarına vesile oldu. Bunun faydasını hep beraber göreceğimizi umuyorum.

Digital Bosphorus etiketide bu toplantıyla beraber ortaya çıktı. Bu konu hakkında çok yazıldı ama tek bir şey daha eklemek istiyorum: Digital Bosphorus Türk internetinin içinde bulunduğu değişimi ve Dünya’da ki yerini özetleyen bir başlık, bir etiket, bir vizyon olabilir. Hepberaber sahip çıkarsak.

YORUMLAR