Bana rol modelini söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim

set-the-world-on-fire
Elon Musk bir sanat eseri olsa, bugün Louvre müzesinde sergileniyordu.

 

 

Elon Musk benim rol modellerimden biri – yani bana ilham veren kişi. Rol modelleri önemlidir ve herkesin hayatında olmalılar diye düşünüyorum. Hayranlıktan bahsetmiyorum, zaman zaman o da olabilir. Bir zararı da yoktur. Rol modellerini daha çok kutup yıldızı gibi görmek lazım: Baktığınızda olduğu yerde olup, size yol gösterecek bir yıldız gibi.

 

 

Kendi hayatımda her dönemin rol modelleri vardı.

 

 

Çocukluğumun rol modeli doğal olarak babamdı. Tabii o zaman “Babacığım, sen benim rol modelimsin” diye bir şey ifade edilmezdi.

 

 

Üniversite zamanlarımın rol modelleri çok değişkendi. Genelde sporcular oluyordu ama hızlı bir şekilde değişiyorlardı. Bir ara Boris Becker Wimbledon’u kazandığında, onu rol modeli olarak benimsemiştim. Sonra bir gün yerini sessizce dinlediğim müzik gruplarının vokalistlerine bıraktı (bu arada hayatımda şarkı söylemedim. Sesim o kadar kötü ki, söylemeyi bile düşünmedim). Zannedersem o vokalistlerin yaşam tarzları hoşuma gidiyordu. Sonra bir ara dalga sörfü dünya şampiyonları rol modeli oldu. Kısaca, bir kaç ayda bir rol modelim değişti. Ama şöyle bir ekleme de yapmam gerekiyor: Üniversite zamanlarımda “senin rol modelin kim?” diye sorsaydınız, kesinlikle öyle sıkıcı birşeyin olmadığımı, sadece “beğendiğim” sanatçılar ve sporcuların olduğunu söylerdim. Açıkçası benim üniversite dünyamda rol modelleri için çok yer yoktu. Sadece bir sporcunun taa o zamanlardan bugüne kadar kalbimde özel bir yeri vardır: Muhammed Ali. Rol modelim değildi ama tarzıyla, hikayesiyle, yaptıklarınla her zaman bir numaradır.

 

 

İş hayatına başladıktan sonra asıl rol modellerim ortaya çıkmaya başladı. Bunlar genelde çok başarılı CEO’lar oluyordu. Çok eskilerden bir Anthony Lee Iacocca diye bir Chrysler CEO’su vardı. Biyografisini okumuştum ve hayran kalmıştım. Ford Mustang’ı ortaya çıkartmıştı. Sonradan da Chrysler CEO’su olmuştu. İş hayatımın ilk senelerinde İacocca ciddi bir rol modeli olmuştu: Çalışkan olması, ailesi, bir sektörün içinden gelmesi ve gerçek anlamda başarılı olması beni etkilemişti. Muhtemelen bu satırları okuyan çoğu kimsenin tanımadığı bir isim şimdi. Sorumluluklarımın değişmesiyle, rol modellerim de değişiyordu. İkinci beş senenin rol modelleri yine borsaya kayıtlı şirketlerin CEO’ları oluyordu – mesela Jack Welch (General Electric) veya Herbert Henzler (McKinsey) gibi. Bugün dönüp baktığımda, o zaman içinde yaşadığım dünyanın eserleri olarak yorumluyorum.

 

 

İlk 12 senem KPMG‘de geçti. Ondan sonra eBay‘e geçtim. Ve rol modellerim temelden değişti. eBay’in satın aldığı Skype şirketinin kurucusu Niklas Zennström renkli bir şekilde hayatıma girdi. Yaptıklarını ve özellikle neden yaptığını dinledikten sonra, hayatıma ilk defa bir girişimciyi rol modeli olarak benimsedim. Bu rol modeli diğerlerinden çok daha farklıydı: Öncelikle şahsen tanıyordum. İkincisi diğer rol modelleri gibi geniş kitleler tarafından tanınan biri değildi. Büyük bir maceranın daha başındaydı. Üçüncüsü dünyaya bakış açısı değişikti. Benim o zamana kadar bildiğim rol modelleri çok iyi üniversitelerden mezun olup, çok büyük şirketlerde çalışıyorlardı. Niklas ise herşeyi tabiri caizse kendi tırnaklarıyla kazıyarak yaratmıştı. Ve Skype ile dünyayı değiştireceğinin farkındaydı… İletişim sektörünün kurallarını belirlemeye başlamıştı bile. Bunlar bana çok heyecan veriyordu. Niklas’ı rol modeli olarak benimsemem ile beraber girişimci olmaya karar verdiğim günlerdir. Ondan sonrası zaten Markafoni’nin kuruluşuna kadar giden yeni bir dönem olarak hayatımda izini bırakmıştır (bu süreci kitabımda detaylı bir şekilde yazıyorum).

 

 

elon-musk-time-100-700x933Yine seneler sonra, bugünlerde, yeni bir rol modelim var. Yukarıda bahsi geçen Elon Musk. Kendisi Paypal kurucu ekibinden çıkmadır (Paypal mafya diye bilinir). Oradan kazandığı sermaye ile Tesla’yı (elektrikli araba), Space X’i (uzay yolculuğu ve servisleri) ve Solarcity’i (Güneş enerjisi) ayağa kaldırmıştır. Bu üç şirkette bana inanılmaz düzeyde heyecan veren girişimlerdir. Zaten ilk başta Paypal’den sonra bir değil üç tane başarılı ve sıra dışı girişim ile sahalara geri döndüğü için gıpta ederek kendisini izlemiştim. Ondan sonra mütevazi duruşu, yaptığı işlerdeki başarısı ve akıllı yorumları ile ciddi bir rol modeli oldu. Paypal sonrası her akşamını yüzme havuzunda viski içerek ve yavaştan kilo alarak da geçirebilirdi ve tabii ki buna kimsenin diyecek bir lafı olamazdı ama böylesi eminim onu çok daha genç ve zinde tutuyordur. Birde farkında olmadan ilham verdiği insanlar onun sayesinde yeni ufuklara açılıyorlar.

 

 

Rol modelleri neden önemli? Bize ilham verdiklerinden dolayı. İlham çok basit birşey: “o yaptıysa, ben de yaparım” demekten başka birşey değil. Ve bu çok önemli. Hayatınızda ilham olmayınca, ufuklarınızı genişletemiyorsunuz. İlham aldığınız kişinin “zengin / fakir” veya “yaşayan / ölmüş” veya “güçlü / güçsüz” biri olması önemsiz. İlhamı alabildiğiniz tek yol ise bu kişinin anlattığı veya hayata duruşuyla ifade ettiği hikayesi. Hikaye olunca, ilham oluyor. Neden yapılmış olması en azından nasıl yaptığı kadar önemli oluyor.

 

 

Zaman tüm insanlara verilmiş tek eşit kaynak. Bunu iyi değerlendirmek lazım – rol modelleri bu değerli kaynağı daha verimli kullanmamıza yardımcı olabilirler. Türkiye’de rol modeli kavramının çok dar bir alana hapsedilmiş olduğu aşikar. Genelde sporcu veya sanatçılara hayranlıklar ön planda oluyor. Rastgele birine “rol modelin kimdir kardeşim? ” diye sorsanız, emin olun “ailenin en yaşlısından” “Peygambere” kadar uzanan soyut ve politik cevaplar alırsınız. Yeni nesilde bunun değişeceğini net bir şekilde gözlemliyorum. Bu da iyi bir gelişme.

 

 

 

YORUMLAR

  1. ahmet aris

    Elon musk “self tought” konusunun 1 numaralı örneğidir. Tesla zamanından beri rol modelim. Kalıplarımızı kırdığımız gün daha iyisine ulaşabileceğiz. Ne gerekse onu öğren ve yola devam et… asla vazgeçme zamanını boşa harcama. İşin özü bu aslında