Burası vatan, nereye gidiyorsunuz?

umut-1“Buralardan gitmek lazım diyen bir kişi daha olursa, ağzımı bozacağım. Burası vatan, nereye gidiyorsunuz?”

Son yazımın sonuna yukarıdaki cümleyi eklemiştim. Aslında yazı başka bir konu hakkındaydı ama gelen yorumları görünce bu konuyu biraz açmak istiyorum. Özellike sevgili Erdem ve sevgili Burcu‘ya güzel yorumları için teşekkür ederim.

Baştan yazayım – bunu okuyanlar arasında yurtdışında en uzun yaşamış olan benimdir. Babamın Dışişleri Bakanlığı mensubu olmasından dolayı, veya başka bir bir deyimle diplomat ailesinin kaderi olarak hayatım yurtdışında geçti. Sonuç olarak yurtdışına çıkma kararı biraz zorunlu bir karardı. 

Benim öğrenim, yeni iş olanakları, lisan öğrenmek, daha liberal bir ortamda yaşamak veya çocuklarım başka bir yerde büyüsün diyen kimseye de lafım yok. Onu da söylemiş olayım. Sadece “Türkiye kötü gidiyor, ben de paçayı kurtarayım” düşüncesine karşı “uyuz oluyorum”.

Neden Türkiye’de olmak ve kalmak istediğimi anlatayım:

Bu ülkede milyonlarca genç insan var. Bunların çoğunluğunun ülke istedikleri gibi gitmiyor diye yurtdışına gitme olanakları yok. Onlardan yaş ve olanak anlamıyla büyük olan bizler çekip gidersek, onların geleceğe nasıl bakacaklarını tahmin etmek ister misiniz?

Burada kalmak istediğim için yeni bir girişim hayata geçirdim: Evtiko. Muhtemelen bu sene kurulan start-up tarzı işlerde en çok yabancı yatırım alan şirket. En büyük yatırımcısı benim. Onun için harika bir ekip oluştu. Onlarla beraber tüm zorluklara rağmen bu işi İstanbul’da büyütmek istiyorum. Onun için burada kalmak istiyorum.

Girişimcilik Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanıyım. Bu sene 61 bin genç insanın başvurduğu bir yapı. Gençler buraya bir umutla başvuruyor. Bizler çekip gitsek, ne kadar umut söner sizce? Girişimcilik Vakfına seçilen 100 bursiyerin (#fellow100) hayatlarının nasıl değiştiğine adım adım şahit oluyorum. Onlara rol modeli olan insanlar “buraları kötü, ben gittim” dese, bu gençler ne yapar acaba?

Bu ülkenin en karanlık zamanı Sevr anlaşmasının imzalandığı gündü. Bundan üç sene sonra Cumhuriyet kuruldu: Bu topraklarda en karanlık günden en güzel ana kadar inanılmaz bir değişim çok kısa sürede olabiliyor. Onun için umutlarımızı kaybetmememiz lazım.

Ben onun için bir yere gitmeyi düşünmüyorum. Buradayım. Güzel bir nedenden dolayı gitmek isteyen herkes gitsin. İsteyen kalsın, isteyen bir süre sonra dönsün. Ama buraları kötü oldu, kaçalım mantığına anlayış göstermemi benden beklemeyin.

 

***

Ekleme: Yukarıda Facebook’ta 15 Aralık’ta yazdığım yazıyı okudunuz. Paylaşım ve yorum sayısı o kadar büyüktü ki, bu konu benim tahminlerin ötesinde güncel ve duygusal bir konu olduğunu anladım. Yurt dışında yaşayan arkadaşlarımdan bu yazıya biraz incindiklerini öğrendim – oradan da her şeyi yapabiliriz diyorlardı. Dijital bir dünyada çok şey mümkün tabii ki. Ama her şey değil. Bir başkalarından ne kadar umutsuz ve gergin olduklarını öğrendim. Gergin olmamak mümkün mü? Bazılarının muhteşem bir şekilde karamsar olduklarını gördüm. Bu bakış açısıyla her şey kötü gelişecektir – Allah size sabır versin. Çoğu okuyanın ise bir şekilde umutlarını kaybetmemek için sarıldığını gördüm. Bu da bana umut verdi.