Girişimci ve başarı

Başarı tek başına bir tanıma sahip olmayan bir kavram. Daha doğrusu başarıyı, onu yaratan kişi ve yaratıldığı ortamla birlikte değerlendirmeden tanımlayamıyoruz. Başarı, bir sporcu için performans artışını, bir şirket için yükselen kâr ve büyümeyi, bir öğrenci için düşük not ortalamasını ifade edebilir. Bir sanatçı ya da bir düşünür içinse başarıyı ifade etmek bir hayli zordur çünkü bu kimliklerin odağında ağırlıklı olarak maddi değil, manevi tatminler bulunur.

 

Peki girişimci için başarı nedir? Bir girişimci ne zaman başarılı olarak değerlendirebilir? Bu soruları 10 farklı girişimciye sorarsanız, alacağınız 10 farklı yanıt olacaktır. Büyümek, kâr etmek, yüksek performans göstermek, başkalarının övgüsünü almak, istihdam yaratmak, entelektüel gelişim göstermek, dünyayı değiştirmek akla gelebilecek yanıtların bazıları ya da tamamıdır. Hepsi de doğru olabilir.

 

Yanıtların bu kadar farklı olmasının sebebi girişimcilerin ortak bir noktaya sahip olmasıdır: özgürlük. Girişimciliği hem ülkemizde hem de dünyada cazip kılan ana nedenlerden biri de budur.

 

Başarı her ne kadar değişik tanımlansa da başarıya giden yolda tüm girişimcilerin ortak noktaları olduğunu düşünüyorum:

 

Başarıya odaklanmak en büyük ortak nokta ve bu işin olmazsa olmazıdır. Aynı anda beş değişik konuyla uğraşabilirsiniz ama odak noktanızın başarı olması gerekiyor. Unutmayın, başarının ne olduğuna siz karar veriyorsunuz. Başarıya odaklanmak bir adaleyi geliştirmek gibidir – sürekli olarak güçlendirmeniz gerekir.

 

İkinci bir etken de kiminle zaman geçirdiğinizdir. Aileniz ve arkadaşlarınızı kast etmiyorum. Onlar genelde hayatınızın sabit birer parçasıdır. Fakat genel olarak kimlerle zaman geçirdiğiniz çok önemli. Başarılı girişimciler kendilerine ilham veren insanlarla zaman geçirir, yeni dünyalar tanır ve asla doymayan bir merak duygusuna sahip olur. Biri çağırdı diye yanına gitmez, kiminle zaman geçireceğine kendisi karar verir.

 

Tarafınızı seçin. Kutuplaşmaktan çekinmeyin. Siz bir girişimcisiniz, siyasetçi değil. Tartışmadan, soru sormaktan asla vazgeçmeyin. Fikirlerinizin arkasında durun ve asla bulunduğunuz ortama göre fikrinizi esnetmeyin. Bir sektörü değiştirmek için yola çıktıysanız, bir işi rakiplerden daha iyi yaptığınızı düşünüyorsanız, bunu inanıyorsanız, bunu dile getirmekten de korkmayın.

 

Kendi ruh sağlınıza hakim olun. İyiye inanın, nefret etmeyin, kin tutmayın, mümkünse kıskanmayın. Kıskançlığın etkisi altında attığınız adımlar size hem zaman hem de dostluk kaybettirir. Biri size kötü davranırsa, sizi dolandırırsa yapmanız gereken intikam peşinde koşmak değil, o insanı yaşamınızdan çıkarmaktır. Zira bir girişimcinin intikama ayıracak bir dakikası bile yoktur.

 

Size ilham verenlerle zaman geçirirken, sevdiklerinizi unutmayın. Sevdiklerinize zaman ayırmazsanız, zaman sizi sevdiklerinizden ayırır. Hiçbir başarı, sevdiklerinizi kaybetmenin yarattığı boşluğu dolduramaz.

 

Başarı yolunda ilerlerken, sizden nefret eden insanların (“haters”) çoğalmasına şaşırmayın. Bu da seçtiğiniz yolun doğal bir parçasıdır. Bu insanlar bir şekilde kendiliklerinden kaybolurlar. Dolayısıyla onlarla asla zaman kaybetmeyin. Onlarla zaman kaybetmeyin. Biri size sosyal medyadan kötü niyetle bulaşıyorsa, ona cevap vermeyin. Vereceğiniz yanıt, sırf ilginizi ayırdığınız için içeriğinden bağımsız olarak onu mutlu edecektir.

 

Hata yapınca üzülmeyin. Bir insanı hata yapmak kadar geliştiren az olay vardır. Hatalar sizi başarıya giden yola daha fazla odaklandırır. Hata yapmaktan korkmamak, hatalarınızı tekrarlama alışkanlığına sahip olmanıza yol açmamalı. Ömrünüzde sürekli hatalarınızı tekrarlıyorsanız, bunun nedenini iyice araştırın.

 

Zorunlu olmayan sayılardan kendinizi arındırın: yaş, kilo, boy. Aynı şekilde kimseyi seçemediği unsurlardan dolayı eleştirmeyin: Doğduğu ülke, ailesi, cinsiyeti, teninin rengi, vb.

 

Rutin, girişimci için ölümdür. Rutinden uzak durun, kendinizi zorlayın ve yeni fırsatlarla tanışmaya şans verin.

 

Ve, son olarak “gezen kurt, aç kalmaz”. Devamlı kendinizi geliştirin, meraklı olun, seyahat edin ve okuyun.

 

Yukarıdakiler neden girişimciler için geçerli, diye soracak olursanız… Elbette aslında başka herkes için de geçerli. Zira girişimciliğin bir diğer yönü de yaşam felsefesi olması. Zamanınızı sadece masa başında geçirmekle girişimci olamazsınız.

 

 

***

 

 

Yaşam, aldığınız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür”

 

YORUMLAR

  1. Ersin YILDIZ

    Yazdığınız makale için teşekkür ederim. Çok iyi anlatmışsınız. Her bir satırda geçmişten bugüne kadar geçirdiğim tüm denemelerimi uğraşlarımı çabalamalarımı tek tek düşünmeme sebep oldunuz. Hayatımda inandığım ve hala uğraş verdiğim bir kaç projem var. Henüz karşılığını göremediğim ve bir gün gerçekleşeceğine inandığım projeler. İmkanım olsa sizinle paylaşmak isterdim. Sizin deneyimlerinizden yararlanmak isterdim. Kendinize iyi bakın

  2. Kadir TAŞ

    …George Karlin’in zaman kavramını mağlup eden derinlikteki o enfes alıntısındada denildiği gibi ….“Yaşam, aldığınız soluklarla değil, soluk kesen anlarla ölçülür” …Girişimciyi bir dağcı olarak görüyorum…Hayatta kalmak mücadelesi için değildir dağ’a tırmanma amacı büyük çoğunlukla o hayalindeki dağ’ın zirvesinde olmaktır karakterlerinin nüvesi diye düşünüyorum..İşte bu başarma algoritması onları akıntının tersine yüzdüren açık ufuklarda onları tek başlarına kılan geride kalan kıyılardan bakıldığında büyük başarı hikayelerini ardlarında bıraktıkları eşsiz serüvencilerdir…Her serüven kendine ulaşmaktır aslında …Girişimciler ise bu yoldan başka yol bilmeksizin yaşayanlardır…

SİZ DE YORUM YAPIN

  • (will not be published)