Her ortaklık biter. Bazıları yüreğe, bazıları toprağa gömülür

Tolstoy şöyle yazmış: Nereye gittiğimizden çok asıl önemli olan kiminle gittiğinizdir.

 

“Ortaklık” kavramına anlam katan çok kıymetli bir tarif. Bir hedefe giderken, hedef yolculuğunda size eşlik edenler hedefin kendisinden bile daha önemli olabilir. Çünkü hedefinizi yeniden tayin etmenizi ya da yeni hedefler belirlemenizi sağlayabilir ya da sizi yolunuzdan geri çevirebilirler. Ortaklığın, en çok ciddiye almanız gereken konulardan biri olmasının sebebi de bu.

 

 

Her ortaklığın bir yaşam süresi var. Ortaklığın süresi birbirinden çok değişik nedenlere bağlı olabiliyor. Kimi zaman işle, kimi zaman özel yaşamla bağlantılı gerekçelerle azalabildiği ya da sona erebildiği gibi, ortaklar arasındaki anlaşmazlık da ortaklık süresinin bitmesi ile sonuçlanabiliyor.

 

Ortaklar arasında genelde üç tip geçimsizlik oluyor.

 

Birincisi ortakların ciddi stratejik konularda değişik fikirlere sahip olmaları. Örnek olarak bir ortak şirketi satmak istiyor, diğeri istemiyor. Veya bir ortak kendi maaşının artırılmasını istiyor, diğeri ise kâr olmadığından buna karşı çıkıyor.Tüm bunların yanında yeni pazarlara açılma konusunda bakış açıları çelişebiliyor.

 

İkincisi ortakların kendi şahsiyetlerini yeterince kontrol edemediği durumlar. Örneğin basın sözcülüğü, kullanılacak oda, seçilecek otomobil, kullanılacak marka hikâyesi gibi egoların devreye girdiği ve ön planda bulunduğu karar aşamaları söz konusu olabiliyor.

 

Üçüncüsü ise ortaklardan birinin kötü niyetli olması. Mesela ortağınız banka hesabınıza girip, paraları kendi hesabına aktarıyorsa veya gizlice maillerinizi okuyorsa, kötü niyetin hakim olduğu bir ortaklık içerisindesinizdir.

 

 

Ortaklarla düşülen fikir ayrılığı ilk tip kapsamına giriyorsa şanslısınız. Fikir ayrılığının hakim olduğu sorunları, konuları kişisel hale getirmeden çözebilirsiniz. Bu her ne kadar yorucu bir süreç olsa da bir sonuca ulaşmanız mümkün. Çözüm bulamamanız durumunda da ortaklardan biri ayrılabilir ya da geri çekilebilir.

 

 

Eğer ortaklarınızla sorunlarınız üçüncü tip ise -kötü niyetli bir ortağınız olduğunu keşfettiniz- yine şanslı sayılırsınız. Yapmanız gereken çok belli; ilk fırsatta yolları ayırmak. Hatta bir daha asla görüşmemek. Böyle bir ayrılık gerçekleştiği takdirde çevrenizden gelebilecek sorulara da açıklıkla yanıt vermelisiniz. Zira doğruları söylemediğinizde bu sefer başkalarına kötülük yapmış olursunuz.

 

Ama sorunlarınız ikinci tip ise, yani ego savaşları gerçekleşiyorsa, o zaman geçmiş olsun. Uykusuz geceler sizi bekliyor. Şirketin performansı ciddi tehlikede. Bu süreç ne kadar uzarsa, o kadar sıkıntı olacak. Muhtemelen dışarıdan yardım istemeniz lazım, yoksa günleriniz kedi-köpek gibi geçecek. Yatırımcılarınız birinci adres olmalı. Diğer ortaklarınız varsa, onlardan taraf tutmalarını beklemeyin. Zira bu onlar için de çok zor bir durum. Bu durumu en hızlı şekilde çözümlemeniz lazım.

 

Ortaklıkların sorunlarını tahlil ederken yapmanız gerektiği gibi, yeni bir ortaklık öncesinde de dikkat etmeniz gereken üç konu var:

 

 

  • Müstakbel ortağınızın geçmiş ortaklıklarına bakın. Eski ortakların arası nasıl? İki tarafa da sorun. Hızlıca yukarıda bahsettiğim nedenlerin hangilerinden ayrıldıklarını anlayacaksınız. Birinci nedense, sorun yok. İkinci nedense durumu iyice anlamak lazım. Üçüncü nedense, arkanıza bakmadan kaçın.

 

  • Biriyle ortaklık yapmak için, onu en azından iki sene tanımış olmak kendim için son dönemlerde uyguladığım bir kural. Tek amacım kendimi korumak. Siz de kendinizi koruyacak kurallar koyun.

 

  • Pozitif enerjiye önem verin. Negatif enerjili insanlardan artık uzak duruyorum. Negatif enerjili kişiler her çözüme bir sorun üretiyorlar. Bu da çok yıpratıcı oluyor.

 

 

Uzun bir süre önce bu ortakların anlaşamama sorunun ülkemize özel olduğunu düşünüyordum ama her yerde oluyor. Aradaki tek fark Batılı toplumların bu konuları soğukkanlı bir şekilde yönetmeleri. Sorunu kişiselleştirmeden, sonuç odaklı bir tartışma sürecinden sonra genelde her tarafı memnun eden, kimsenin bunu şahsi bir mesela haline getirmediği çözümler ortaya çıkıyor.  Bunu yapabildiğimiz zaman ortaklık yüreklere gömülüyor. Yapamazsak da toprağa.

 

 

 

***

 

“Ortak olmadan önce biraz deneyim kazanmak iyi olabilir: Dümene geçmeden, kürek çekmeyi öğrenmek gibi”

 

 

 

YORUMLAR

SİZ DE YORUM YAPIN

  • (will not be published)