Hızlı geçen bir sene: 2012 değerlendirmesi ve 2013’e bir bakış

 Genel olarak eTicaret sektörüne bakınca 2012 ilginç bir sene oldu. 2011 kadar heyecan vermedi sanki ama bir o kadar da beklenmedik gelişmeye sahne oldu.

Geçen seneki değerlendirme yazımda 2011’den altın bir sene olarak bahsetmiştim. 2012 daha değişik bir seneydi – hem güzel tarafları hemde daha zor tarafları oldu.

Öncelikle büyüme hızı genel olarak herkeste 2011’den daha düşüktü. Bu kötü bir haber değil, sitelerin artık daha büyük olmasıyla alakası var. Ama yüksek büyüme hızları daha büyük bir heyecan veriyor olmasından kaynaklı olmalı ki, 2011 tadını vermedi. Sektörde ciro açısından ilk üçte bir değişiklik olmadı (Hepsiburada, Gittigidiyor ve Markafoni). Onların arkasından gelenler daha güçlendiler ve ilk on şirketin pazar payı daha büyüdü. 2013 için karlılık ciro artışından daha önemli bir konu olacak.

2012’nin bence en önemli olayı Rocket grubunun Türkiye’den çıkması oldu. Öncelikle bu kararın herkes için bir sürpriz olması ve birdenbire gelişmesi daha çok konuşulmasını sağladı. Bu karar Türkiye eTicaret ve internet sektörü için düşünüldüğünden daha az bir etki yarattı. Herhalde herkes Samwer kardeşlerin bu tarz kararlarının arkasında kendi dinamiklerinin ön planda olduğunu bildiğinden diye düşünüyorum. En azından 2-3 Alman Holdingi dışında Rocket’in Türkiye’yi terk etmesini konuşana rastlamadım. Ve muhtemelen Temmuz sonu / Ağustos sonu planlandığı gibi Rocket grubu finansmanı gerçekleşseydi, kimse Türkiye’yi kapatmayı düşünmezdi. Rocket sektöre çok sayıda yetenek kazandırdı – sonradan baktığımda bu kapanışın yan etkisi olarak en beğendiğim unsur bu. Bir çoğu ile Rocket’in kapanma kararından sonra tanıştım ve hep “bizler daha önce tanışmalıymışız” hissiyle ayrıldım.

Benim açımdan ikinci önemli gelişme Yemeksepeti’nin General Atlantic tarafından aldığı yatırım oldu. General Atlantic‘i Türkiye’ye getirmiş olmak, sadece Yemeksepeti için değil bence hem sektör hemde ülke için güzel bir gelişme oldu. Diğer taraftan General Atlantic için de Yemeksepeti Türkiye’ye adım atmak için en iyi şirketlerden biri. Belki onlar bunun daha farkında değiller ama bulunabilecek en ortaklardan biri ile Türkiye’ye girdiler. Sevgili Yemeksepeti ekibi yine güzel birşey daha başardı 🙂

Gelelim alternatif ödeme sistemlerine. Geçen seneki tahminlerime bakarsanız, bu konu hakkında “Türkiye’nin yeni savaş alanı” demişim. Hem doğru hem yanlış çıkmış. Şöyle: 2012’de çok sayıda yeni oyuncu ile tanıştık. Örneğin BKM Express, PayU, iPara, Turkcell Cüzdan veya İşbankasının Parakod uygulaması. Tabii daha evvelden bildiğimiz PayPal veya Mikroödeme’de var bu yarışta. Bunlar dışında debit ve prepaid kartlar tarafındaki gelişmeleri unutmamak lazım. Yani tam bir savaş alanı. AMA uygulama hızları beklediğimden daha düşük geçti. Teknoloji geliştirmesi, mevzuat veya eTicaret sitelerinde entegrasyon derken, daha beklenilen patlama gerçekleşmedi. Onun için 2013’te bu konunun önemini mutlaka koruyacağını düşünüyorum. İçimdeki bir ses bu pazarda kazanacaklar ve kaybedenler bugünden belli diyor ama bekleyelim, görelim.

Webrazzi 2012’de yatırım alan girişimler başlığında güzel bir liste yayınlamış. Bu listeye göre 2012’de 31 yatırım gerçekleşmiş. Bu tabii ki Türk internet sektörüne yakışmayacak kadar düşük bir sayı. Belki o listede olmayan 10-12 melek yatırımı da var ama olması gereken sayılar çok daha yüksek. İç pazarda satınalmaların ilk adımları atıldı diyeceğim (Doğan / evmanya, Markafoni / enmoda ve Perabulvarı / westwing) ama bu sayı hem çok küçük hem de bu üç satınalmanın değişik dinamikleri sözkonusu. Eğer Türk şirketlerinin başka Türk şirketlerine yatırım yapmama boyutunu aşamazsak, bir kaç sene sonra internete yatırım yapan ne Melek Yatırımcı kalır ne de 212’i Ventures’a başka rakip VC firması çıkar. Bu konu önemli zira yabancılar genelde ufak şirketlere yatırım yapmaktan kaçınıyor. Kuvvetli iç pazar önemli.

Bir başka boyut ise faaliyetini sürdürmeyen şirketler oldu.Grup satınalma şirketlerinin ne kadar azaldığını farketmişsinizdir. Aynısı Özel alışveriş kulüpleri için geçerli. Bu pazarda hacmin çok büyük bir bölümü Markafoni / Trendyol / Morhipo ve Limango arasında dönüyor. Bu grubun hemen arkasında Vipdükkan yer alıyor. Bu beşliden sonra pazar payları, yapılan cirolar vs. çok ufak hacimlere düşüyor. Ve muhtemelen bu pazarın daha az şirkete konsantre olması sürecek. Buraya kadar bir sorun yok – herkes hızlı büyüyen bir pazarda rekabete katıldı ve bir pay koparmaya çalıştı. Her zaman bahsettiğim Türk Dijital Darvinizminin bir oyun kurgusu bu işte. Diğer eTicaret pazarlarında dikey siteler bu sene herkesin en çok konuştuğu konulardan biriydi. Türkiye’de hala büyük bir açığın olmasından dolayı bu pazara genel bir ilgi sözkonusu. Diğer taraftan özellikle bu pazar tüm eTicaretin en sermaye gerektiren kesimi. Sürekli olarak – hatta her altı ay – yatırım yapmazsanız, bu pazarda büyümek çok zor. Bu sermaye gereksimindendir ki, dikey sitelere olan ilgi beklenildiği kadar aksiyona dönüştürülmedi. 2013’te dikey siteler önemli bir konu başlığı olarak kalmaya devam edecekler.

Benim gözümdeki en önemli gelişmeler bunlar. 2012 iyi bir sene olarak hafızalarda kalacak. Darısı 2013′nin başına.

  • 2012′in “Man of the Year”: Steve Jobs
  • 2012′in en gözde internet şirketi: Fab.com
  • 2012′in melek yatirimcisi: Galata Business Angels
  • 2012′in Yılın Girişimcileri: Hakan Baş ve Onur Kınay (Lidyana)
  • 2012′in en önemli gelişmesi: Rocket Internet’İn Türkiye’den ayrılması
  • 2012′de en önemli yatırımı: Yemeksepeti ve General Atlantic
  • 2012′in Yılın haberi: Wired 100 dergisinde 10 Türk internet girişimcisi
  • 2012′in en ilginç kitabı: Groupons biggest deal ever (“The İnside Story”)
  • 2012′in en güzel Application’ı: instagram
  • 2012′de en şişirilmiş konu başlığı: Google+ kullanıcı sayısı
  • 2012′in en iyi konferansi (Türkiye): eTohum Antalya kampı
  • 2012′in en iyi konferansi (Türkiye disi): DLD 12

2013′de neler olabilir diye merak edersek, (eTicaret ağırlıklı) tahminlerim:

  1. Alternatif ödeme sistemleri artık birbirleriyle yarışmaya hazır hale geldiler. Ödeme sistemleri önemli bir konu kalmaya devam edecek.
  2. Mobil internet – 10 senedir konuşuluyor ama eTicaret açısından en önem kazanan alan olmaya aday. 2013 mobil trafik ve conversion senesi olacak
  3. eTicaret sektöründe birleşmeler, iflaslar veya kapanmalar olacak. Sektör konsolide olacak.
  4. Yabancı siteler Türkiye’de sıfırdan başlamak yerine satınalma ile girmeyi tercih etmeye devam edecek.
  5. Yatırımcının gözdesi eTicaret dışında internetin daha teknoloji ve ölçeklenme ağırlıklı alanlarında olacak.
  6. Karlı olmayan eTicaret şirketleri yatırımcılarının gözünün içine bakmaya devam edecek. Yatırımcı ne zaman fikrini değiştirirse, şirket zor duruma düşecek (“hiç bir parti sonsuza dek sürmez“)
  7. Yatırımlar Amerika’dan ziyade MENA ve Rusya’dan gelecek.

 

2013’te görüşmek üzere!

 

YORUMLAR

  1. Meltem Şahin

    Türk yatırımcıların/şirketlerin neden başka Türk şirketlerine yatırım yapmadıklarını hep merak ettim.Neden güçlenip yabancı yatırımcıların karşısında daha güçlü olamıyoruz? Ama evet birbirimizi baltalamak varken neden team-work yapalım değil mi? 🙂
    E-ticaret açısından da ilk sıradaki şirketlerin arkasından gelenlerle aralarında ciro olarak ciddi bir gap yok mu? Yanlış hatırlamıyorsam bu Amerika’da da böyle.Büyük daha çok büyüyor ama küçük çok büyüse de kendi yapısnda oranlandığında aslında küçük adımlar atıyor. Bu işte dediğimiz gibi ortaklıklarla yatırımlarla gelişebilir.
    Mobil alandaki beklenti pazarlamasının da artık sonu gelmeli. Patlayacak bir bomba gibi sürekli bahsedilse de e-ticaret gibi o da belli bir noktada kalacak gibi geliyor. O alanda ciddi büyüme için ciddi olanaklar, ciddi kafalar ve yatırımlar lazım. Bekliyoruz:)
    Belki daha farklı müşteri kitlesi belirlenmeli, daha da selektif olarak. Mesela gayler, 10-12 yaş aralığı kız çocukları vs. Zor olabilir ama hizmeti güzel kuran bence başarılı olabilir.
    Benim ekleyeceğim son konu 2013’de hizmet ve danışmanlık kategorisi çok etkili olacak. Türk insanı bir işe başlayacağı zaman araştırıp öğrenmek yerine, bir bilene danışalım o yapsın para verip suyunu çıkaralım konusunda uzmandır. Ama bunu da gerçekten iyi şirketlerden iyi hizmet sağlayanlardan almak önemli olacak. Şahsi fikrim..
    Yazınız için teşekkürler, saklayıp seneye yeniden üzerinde yazışmak üzere, hoşçakalın.

  2. ozer kircak

    Yazınızı yine beğenerek okudum…2013 için ufak bir not: Doğuş grubunun Kore’den getirdiği ortağıyla marketplace mantığındaki yeni oluşumu ve Otto Group’unun arabulvar.com adresindeki yatırımı eTicaretin 2013’teki yeni oyuncuları olacak. Yatırımcıların “her şeyi” satmak yerine dikey sitelere yönelmesini sabırla bekleyeceğim:)

  3. oezer

    bence en mühim nokta bu: ‘..yabancılar genelde ufak şirketlere yatırım yapmaktan kaçınıyor. Kuvvetli iç pazar önemli.’

    Küçük bir hikaye.. bir gün ibo ile (Sina tanır) Almanya’da Bertelsmann grubuna gitdik ve Genel Müdürü ile konuştuk. İstediğimiz sadece 3 mio. EUR. GM güldü.. 30 mio. EUR isterseniz tekrar gelin dedi. Niye? büyük şirketler için bir şirkete ‘due dilligence’ yapılana kadar dünyanın zamanı harcanıyor. yapmışkene adamlar büyük yatırım yapmak istiyor. Geri dönüşü yüksek olsun diye (verim değeri). Bu konuda Sina ya hak veriyorum iç pazar daha fazla güçlenmesi gerekiyor.

  4. Teknik Sorular

    Bu sene yatırım alan firmaların azlığını gördüğümüzde acaba Türk eticaretindeki hacim yabancılar için yeterli seviyede değil mi sorusunu akıllara getiriyor.

  5. Demir Ali TOKTAŞ

    Çok güzel bir makale ve tesbitler dizisi olmuş. Ancak e-ticaret pazarına kullanıcı tarafından da bakılıp analiz yapılmalı bence. 2013 yılının kullanıcı tarafındaki değişimi teslimat hızı ve sipariş verebilme hızı ile olacağını düşünüyorum. Neticede yıllar önceki klasik 3 iş günü içerisinde kargoya verilir artık kullanıcı tarafından ilgi görmüyor. En azından küçük e-ticaret firmaları için durum şimdilik bu yönde. 2013 yılında aynı gün teslimat, lokasyon bazlı, hızlı erişim içeren mobil ve TV uygulamaları ile e-ticaret pazarı yeni bir yön alacaktır düşüncesindeyim. Kullanıcı tarafında güven sorunu hergeçen gün azalmakta. Bu küçük e-ticaret projelerinin rekabet alanına yaklaşması kaçınılmaz kılmakta. Bu yazdıklarım gerçekleşirse eğer fikir her zamankinden artık daha değerli. Belkide 2013 yılı fikrin sermaye karşısındaki galibiyeti ile sonuçlanabilir, kim bilebilir. ( İşe yaradıysa küçük bir katkıda bulunmak istedim. )