Sahi, işe aldığımız insanları bir de güvenlik kontrolünde görebilir miyiz?

B4raJyDIMAAefkL20 senedir uçak yolculukları hayatımın degişmez bir parçası. Geçen sene 120 uçuşum olmuş. Diğer senelerde de 100’ün altına düşmediğini tahmin ediyorum. Uçağa binerken süreçler hep aynı olduğundan, zamanla kuyruklardaki insanların davranışlarına gözünüz aşina olmaya başlıyor… Pasaport kontrolü yapan memurların ne zaman verimli ne zaman verimsiz olduğunu net anlamaya başlıyorsunuz gibi… Ama bunların en değerli gözlemi insanların güvenlik kontrolündeki davranışları oluyor.

 

 

Eğer güvenlik kontrolünden hızlı geçmek istiyorsanız, en çok erkeğin olduğu kuyruğu bulmanız lazım. Kuyruktakiler emekli yaşlarındaysa, hemen başka bir güvenlik kontrölüne yönelmek gerekiyor. Ama yaşlar 30-50 arasındaysa, doğru kuyruğu bulmuş olabilirsiniz. Hele hele kuyrukta asyalı erkekler varsa, yaşadınız. Kontrölden en hızlı bir şekilde geçmeyi garantilediniz. En yavaş bir şekilde geçmek isterseniz, yaşlı bir Türk kadın grubundan oluşan bir güvenlik kontrolü kuyruğu bulmaya çalışın.

 

 

İşin şakası bir yana, bu ve buna benzer gözlemlerin bende yaptığı çağrışım aslında insanları işe almadan önce bazı rutin işlerde izlemenin çok yayarlı olacağı doğrultusunda. Genelde şirketinize birini alırken, mülakat ile seçim sürecini yönetiyoruz. Mülakatlar mutlaka gerekli. Sizinle beraber bir insanı işe almadan mutlaka canlı olarak görmek gerekiyor. Peki, bu yeterli oluyor mu? Tabii ki bu sorunun net bir cevabı yok ama deneyim sadece mülakat ile yanılabileceğinizi gösteriyor.

 

 

Sizin için çalışacak insanları secmek, bir girişimin veya bir şirketin en önemli süreçlerinden biri. Burada değişmeyen bir kural var: İyi birini seçerseniz, o kendi ekibini olustururken yine iyi birilerini getiriyor. Orta düzeyde birini secerseniz, onun getirdikleri ciddi bir şekilde kötü kalite olmaya başlıyor. Bunun örneklerini Markafoni’de çok net bir şekilde gördüm. Özellikle ekipleri yönetenler ve üst düzey yöneticiler için geçerli olan bir kural. 

 

 

Baştan en iyi adamları seçmek çok önemli. Eskiden beraber çalıştığım insanlar benim için her zaman birinci derecede tercih kaynağı olmuşlardır. Markafoni bunun güzel bir örneği oldu. Aynı şekilde bir süre beraber çalışıp, ondan sonra tanıştıktan sonra yeni bir görev vermek başarı şansınızı ciddi bir şekilde arttırıyor. Zizigo kurulurken, Markafoni İş Geliştirme müdürü Onur Levent’in Zizigo’nun ortağı ve Genel Müdürü olması örneğinde olduğu gibi. Öncesinden bir seneye yakın beraber çalıştığımız bir süreç olmuştu ve onun Zizigo’yu başarıya götüreceğine inancım çok yüksekti. Nitekim öyle oldu.

 

 

Tabii ki referans da çok önemli bir unsur. Eğer işe almaya düşündüğüm insanla benim bir deneyimim yoksa mutlaka ve mutlaka referans görüşmesi yaparım. Yani onunla beraber çalışmış en azından üç kişiyi kendi netwörklerim üzerinden bulup, konuşurum.

 

 

Mülakat, referans hepsi güzel ve önemli şeyler ama adayları bir de havalimanında güvenlik kontrolü kuyruğunda görebilsem, işim o kadar kolaylaşacak ki 🙂

 

 

***

 

 

 

 “Yamuk Ağaçtan düz baston çıkmıyor”

YORUMLAR

  1. Üzeyir

    Benim çok fazla işe alma deneyimim olmadı, 15 olmuş bugüne kadar.

    2. işe alımdan itibaren sürekli aynı şekilde gitmiştir.

    Görüşmeyi mutlaka bir cafe ortamında yaparım.

    Servisi yapan garsona teşekkür ediyor mu, kalkarken sandalyesini düzeltiyor mu, içeceğini/yemeğini bitiriyor mu yoksa yarıda mı bırakıyor… gibi şeylere dikkat ediyorum, çok faydasını görüyorum.

  2. serkan yasin

    İstekli insanları keşfetmek için ilk başta, istekli ve sizinle çalışmak isteyen insanları görmeniz gerekir. İnsanların içindeki samimi çalışma azmini, ancak doğru bir iletişim kurarak keşfedebilirsiniz. Günümüzde firmaların en büyük hatası, adayı toplumdan kopuk bir noktada görmeleri ve etiketlere takılmalarıdır. İnsanlar geçmişte çalıştıkları yerlerde mutlu olmamış olabilirler. Her işletmede dışarıdan gözüktüğü gibi olmayabilir. Ancak sadece işverenin haklı görüldüğü bir sistemde, çalışanların neden ayrılmış olduğu sorusu her zaman tek taraflı irdelenmektedir. Röntgen cihazına sokma şansımız olsa herkesi, adaylarda işverenleri sokardı ve çalışmak istemezdi. 🙂

  3. Onur Gözüpek

    Bana göre birini işe alırken referans o kişi ile yüzyüze görüşmekten daha önemli. Çünkü mülakat bir sınav gibidir ve insanlar mükata ya çok iyi hazırlanırlar ya da mülakat esnasında sizin istediğiniz kişiymiş gibi davranırlar. Bunun da nedeni çok basit: İşe alınma beklentisi (ya da işe alınmama korkusu) Ancak gerçek bir referans, (amca oğlu ya da hala kızı değil, bir profesyonel) size o kişinin iş hayatındaki becerileri ile ilgili bilgi verebilir. Telefonda nasıl konuşur, müşteri ilişkileri nasıldır, kriz ya da bir sorun anında olaydan nasıl pay çıkarır, nasıl çözüm ya da öneriler getirir… Bunları ancak, o kişi ile daha önce çalışmış biri anlatabilir…