Sign up with your email address to be the first to know about new products, VIP offers, blog features & more.

Türk eTicaret Pazari 2010 – Money Never Sleeps

Posted on 0

Türkiye e-ticaret pazarı genelde elektronik ürün ağırlıklı bir pazardır. Moda ve giyim ürünleri siteleri daha yeni yeni büyümektedir. „Mass customization“ diye adlandırılan „kisiye özel ürünler“ sektörü daha tişört bazında yeni yeni yeşermekterdir. Fiyat karşılaştırma siteleri dışında e-ticaret servis siteleri henüz yok denilecek kadar azdır. Mesela sosyal shopping siteleri veya satın alma rehberleri. Bazı diğer servislerin ise Online Eczane gibi daha yasal altyapısı yoktur.

Buna rağmen Türkiye e-ticaret pazarı, 2006 senesinden beri yükselmekte olan bir pazardır. Yurt dışından gelen yatırımların bu dönemden sonra olması tesadüf değildir. Herkes hızla büyümekte olan bir pazarın içinde köşe kapmak için oyuna dahil olmak istemiştir ve istemeye devam etmektedir.

Türk e-ticaret sektörünün geleceği

Yurt dışı kaynaklı öngörüler değerlendirildikten sonra ortaya çıkan sonuç aşağıdaki gibi oluyor.

2011 senesi itibarıyla dünyanın en büyük beş pazarı sırasıyla ABD, Japonya, İngiltere, Almanya ve Çin oluyor. Bu beş ülkenin toplam e-ticaret hacminin 500 milyar ABD doları olacağı tahmin ediliyor. Türkiye bundan sonraki ikinci beşlik grubun içinde yer aliyor ve Fransa’dan sonra yedinci sırada.

Türkiye toplam büyüme hızında ise yıllık %68’lik bir büyüme ile Hindistan’ın (%118) ardından Çin ile beraber %68’lik bir büyüme hızı ile dünyanın en çabuk büyüyen ikinci e-ticaret pazarı olacak.

Uluslararası şirketler, yatırım fonları ve medya grupları yatırım kararlarını bu sayılara göre veriyor.

Peki, bu hacme sahip Türk e-ticaret pazarı 2011’de ne gibi özelliklere sahip olacak? Bunların başında gateway dediğimiz “köşebaşları” geliyor. Bugünkü büyük e-ticaret siteleri kendi alanlarında köşebaşları olmaya devam edecek. Yani insanlar e-ticarete bu kanallardan girecek. En iyi kullanıcı deneyimini sunan site, e-ticaretin lideri olacak.

Köşebaşlarının yanı sıra Türk e-ticaret pazarı ciddi bir çeşitlilik kazanacak. Niş site diye adlandırılan siteler büyük bir dalga ile pazara girecek veya mevcut olanlar büyümeye devam edecek. Niş siteler, kendi kullanıcılarına iyi bir kullanıcı deneyimi kazandırabilirse başarılı olacak. İleride sadece kravat veya sadece kirtasiye ürünleri satan sitelerle de karşılaşacağız.

Türk e-ticaret pazarı, elektronik ağırlıklı olmaktan çıkıp moda konusunda da büyük bir yol alacak. Alışveriş merkezleri misali, moda ve giyim üzerine yoğunlaşmış siteler hayatımıza girecek. Bunlar üreticilerden bağımsız bir şekilde kurulacak.

Kişiye özel üretim yapan siteler yoğunlaşacak. Sadece tişört değil; kahve, çay, diğer giyim ürünleri veya şarabı bile kişiye özel üreten siteler ortaya çıkacak.

E-ticarete servis veren siteler – mesela fiyat karşılaştırma siteleri – kullanıcıların e-ticaret kullanımına büyük destek veren siteler haline gelecek. Kullanıcıların bir bölümü, e-ticarete Google yerine bu fiyat karşılaştırma veya satın alma rehberlerini kullanarak başlayacak.

Yurt dışındaki e-ticaret şirketleri Türkiye’ye giriş yapmaya devam edecek. Ticketmaster ve eBay ile başlayan bu süreç, önümüzdeki iki senede de yoğun bir şekilde devam edecek. 2009 senesinde Alman menşeli şirketlerin Türk pazarına girdiğini gözlemledik. Bunu İngiliz ve Japon şirketleri de izlemeye başlayacak.

E-ticareti geliştirmek için Türkiye’nin yapabilecekleri

E-ticaret ile ilgili kanunların gelistirilmesi.
Bu zaten devlet tarafında yoğun bir şekilde ele alınıyor ve büyük bir titizlikle hazırlanıyor. Kanunların günümüz e-ticaretine göre yeniden düzenlenmesi, hem kullanıcıların e-ticarete olan güvenini artırmak hem de şirketlerin daha sağlam bir zemine oturması açısından büyük bir önem taşıyor.

E-ticaret sektörünün bir çatı altında temsil edilmesi.
Elektronik Ticaret İşletmecileri Derneği (ETİD) bu yolda uzun bir süredir değerli katkılarda bulunuyor ama Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) çatısı altında bir Elektronik Ticaret Odasının kurulmasını bir sonraki adim.

Türkiye’de e-ticarete atılan şirketlerin ilk adımlarının kolaylaştırılması.
En büyük zorluklar ilk başta yaşanıyor. Burada özellikle özel sektörün yaratacağı olanakları zorlayıp kuluçka merkezleri veya bilgi paylaşım merkezlerinin açılması gerekiyor. Devlet desteği de olabilir ama sektörün öncelikle kendisine sahip çıkması önem arz ediyor. Bunun icin Galata Business Angels gibi yeni kurulan yatirim melekleri aglari ve eTohum Fonu önemli bir rol oynayabilir.

Türkiye’de bir Teknoloji Borsasının kurulması.
Genelde Türkiye’de kuruluş için kaynak bulmak çok kolay değil. Bunun ana nedenlerinden biri başarılı olan şirketlerin „çıkış“ olanaklarının (yani başarılı şirketlerin satılması gibi veya benzeri yolların) Türkiye’de çok kısıtlı olması. Burada İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) nezdinde genç teknoloji şirketleri için kurulabilecek bir borsanın yararlı olacağı ortada. Yurt içinde bir Teknoloji Borsası, çıkış (exit) olanaklarını genişletmekle beraber yurt dışından da şirketlere açık olmalı. Türkiye’nin etki çemberindeki ülkelerin hiçbirinin böyle bir hamleye kapasitesi yetmeyeceğinden, mesela Yunan teknoloji şirketlerinin bu Türk Teknoloji borsasına kote olmak istemeleri uzak bir ihtimal gibi görünmüyor.

2 Responses
  • Natali Yeşilbahar
    Ekim 17, 2010

    Değerli yazınız için teşekkür ederim. E-ticaret kanunun gelişmesiyle beraber, tüketicinin de daha güven duyacağını ve sektörün gelişeceği düşüncesindeyim. Aynı zamanda e-ticaretin güveni olduğuyla ilgili halkın bilinçlendirilmesi gerektiğini düşünmekteyim.

  • Baran
    Mart 30, 2011

    Üniversitelerde de bu konuda eğitim verilmelidir, Bugun Türkiye’de işletme derslerine giren birçok hoca internet teknolojisi bilgisinden yoksundur.